AYTEKİN ERTUĞRUL

AKP nin Karnesi İle Yola Devam Edilemez.

AKP nin karnesini yazılarımızın arasında yazıyorduk .Ama bu gün yazımızın başlığına AKP karnesini koyduk. Çünkü bu günkü açmazların sıkıntıların artması Toplumsal travmaların derinleşmesi gibi ana konuların başında AKP dönem karnesinin gaflet ve dalaletle ve de ısrarla uygulanmasından kaynaklanmaktadır. Bu gün 29 Ağustos 2020 tarihi itibari ile AKP karnesi şudur: 

Bir gram altın 2003 te 18 YTL iken 455. YTL ye çıkmıştır. Artış 25 mislidir 

 ABD Doları 2003 te 1.660.000 TL iken 7.357.000 TL ye çıkmıştır. Artış 4.4 mislidir 

Çeyrek altın 2003 te 24 YTL iken 748. YTL ye çıkmıştır. Artış 31 Mislidir 

Bu durağa ısrarla açık bütçeler TBMM ne sunularak. TBMM tarafından açık bütçeler kabul edilerek gelinmiştir. 2003 ten bu yana yapılan bütçelerin açıları toplamı 800 Milyarı aşmıştır. Kesin hesabı Maliyeciler yapsınlar ve Türk milletine arz etsinler. 800 Milyar açık bütçelerin yaptığı tahribatlar. Laflarla beyanlarla giderilemez. Bu açıkların yaptığı tahribatların giderilmesini tek yolu vardır.  

TEK YOL DENK BÜTÇEDİR. 

Bu günlerde Yunanistan’la bir takın sorunlar yaşamaktayız. AKP iktidarı bu sorunların çözümümde caydırıcı güç olarak Deniz Kuvvetlerinin varlığı ve gücü olduğunu yeni yeni fark ediyor. Daha önce fark etseydi. Balyoz , Ergenekon, Askeri casusluk, Poyraz Köy  ve diğer uyduran delillere dayalı davalarla Deniz Kuvvetlerimizi çıkmazlara sürüklemez telafisi güç yaraların açılmasına yol açmazdı. 

Geçmişi not olarak yazdım. Geçmiş bizim için geleceğin rotasını çizmek üzere gereklidir. Her gün altın fiyatlarında ve döviz fiyatlarındaki yükselmeler sürmektedir. BU yeni bir şey midir? Hayır Yeni bir şey değildir. 14 Mayıs 1950 tarihinde başlayan Cumhuriyetimizin temellerine aykırı gidişin günümüzdeki devamıdır. Acaba böyle midir. 1957 de Menderes Hükumetinin programını ve uygulamalarını TBMM de eleştiren İsmet Paşa şu tarihi ikazını yapmıştır. 

Enflasyon politikası, iktidarın daha ilk yıllarından itibaren iktisadi bünyeyi süratle takatinden düşürerek 1952 yılının son baharı başlarında, memleketi tam manasıyla iflasa sürüklemiştir. Kelimeyi tartarak kullanıyoruz 

 Bütçe açığı, bir milleti, rutubetin bir binayı çökertmesi gibi yok eder 

Altın ve döviz fiyatlarının daima, yükselme suretinde bir istikametten, bir türlü ayrılamaması, iktisaden zayıf tabakaların her gün biraz daha sefalete uğraması hükumete itimadı kıran başlıca amillerdir İsmet İnönü(1) 

Ne yazı ki DP hükumeti DENK bütçe yapacağına bu konuşmaları Türk milletine yapamasın diye İsmet İnönü’ye Türkiye içinde seyahat yasakları konulmuştur. Himmetdede de yolu kesilmiş Uşak’ta kafası taş atılmış tır. 

Eğer DP bunları yapacağına DENK bütçeye dönse idi. Yaşadığımız bir çok acıları yaşamayacaktık. Ve bu  gün neleri konuşur olacaktık. 

9 Eylül 1922 de denize döktüklerimiz açık bütçelere 14 Mayıs 1950 de geri döndüğümüz için kafa tutabilmektedir. Bu zorlu dönemeçten TV lerde seyir halindeki harp gemilerini göstermekle çıkılamaz ve düzelmez. Ya nasıl düzelir? Onu da Dz. K.K. lığımızın çok müstesna komutanlarından biri olan Rahmetli Oramiral Güven Erkaya’nın deyimi ile “Türk Milletinin silahsız  kuvvetleri” söylesin.

 (1) İsmet İnönü’nün TBMM deki Konuşmaları TBMM yayınları 1992- Ankara

Arkadaşlarınızla paylaşın

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
error: Uyarı: Korumalı içerik !!

Reklam Engelleyici Algılandı

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için lütfen reklam engelleyicinizi kapatınız.