|
|
| AK Parti’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla hayata geçirdiği yeni medya stratejisi, iktidara yakın medya dünyasında zincirleme bir gerilime ve açık cepheleşmeye yol açtı. “AK Parti’yi kim savunacak?” sorusu, gazetecilerle siyasetçileri karşı karşıya getirirken, tartışma artık parti yönetiminin en üst kademesine taşındı. |
| AK Parti’de medya stratejisi değişti |
| Halk TV yazarı İsmail Saymaz’ın aktardığı kulis bilgilerine göre, AK Parti, televizyon ekranlarında partiyi savunma görevini iktidara yakın gazetecilerden alarak milletvekilleri ve parti yöneticilerine devretme kararı aldı. |
| Saymaz, “Cumhurbaşkanı Erdoğan talimat verdi. Bütçe görüşmeleri bittikten sonra ekranda gazetecileri değil, AK Partili siyasetçileri göreceğiz” ifadelerini kullandı. |
| Bu değişiklik, uzun süredir iktidar politikalarını savunan gazetecilerin ekrandaki rolünü sorgulayan tartışmaların ardından geldi. |
| Demirören Medya’da fay hattı |
| Tartışmanın fitilini ateşleyen isim Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Hakan oldu. Hakan, köşe yazısında “İktidarı savunmak, gazetecilere bırakılamayacak kadar ciddi bir iştir” diyerek, AK Parti’nin milletvekillerini televizyonlardan uzak tutmasını açıkça eleştirdi. |
| Aynı çizgide yazan Hande Fırat ise gazetecilerin siyasetçilerin yerine konuşur hale geldiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı: |
| | “Gazeteci, siyasi parti sözcüsüne dönüştü. Hepimiz çizgiyi aştık” |
|
|
| Fırat ayrıca Cumhurbaşkanlığı uçağına alınan gazetecilerin deneyim ve birikim düzeylerinin göz ardı edildiği eleştirisini de gündeme taşıdı. |
| Ekran krizi ayrılık getirdi |
| Tartışmalar, CNN Türk ekranlarına da yansıdı. Kanalın yorumcularından Zafer Şahin, yapılan eleştiriler sonrası programa kendi isteğiyle çıkmadığını duyurdu. |
| Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bundan sonra yayınlarını YouTube ve sosyal medya üzerinden sürdüreceğini belirterek şunları söyledi: |
| | | “Ekrana çıkma meraklısı değilim. Hayat bir duruştur” |
|
|
| Açıklamasında, iktidara yakın gazetecilerin hedef haline getirilmesine sert tepki gösteren Şahin, bu yaklaşımın “FETÖ trollerine ve belediye medyasına zemin hazırladığını” savundu. |
| Şamil Tayyar’a sert çıkış |
| Medya-siyaset hattındaki gerilim, adli gelişmelerle ilgili yorumlara da sıçradı. Eski AK Parti milletvekili Şamil Tayyar’ın, Fenerbahçe Başkanı Sadettin Saran için “yüzde yüz tutuklanacak” sözleri tartışma yarattı. |
| Saran, yürütülen soruşturma kapsamında adli kontrolle serbest bırakılınca, Ahmet Hakan sert bir yazı kaleme aldı. |
Hakan, Tayyar’ı hedef alarak,
“Bazen tuttursalar da aslında acayip sallıyorlar” ifadelerini kullandı ve televizyon yorumculuğundaki kesin yargılara dikkat çekti. |
|
|
| Şamil Tayyar topa girdi |
| Tartışmaya eski AK Parti milletvekili ve gazeteci Şamil Tayyar da katıldı. “AK Parti’yi kim savunsun? Gazeteciler mi, siyasiler mi?” diye soran Tayyar, meselenin yalnızca bugüne özgü olmadığını belirtti. |
| Tayyar, yapısal probleme işaret ederek şunları söyledi: |
| | | “Bu konu, Medya ve Tanıtım Başkanlığı her el değiştirdiğinde konuşulur. Sorun, AK Parti-medya ilişkisinden daha büyük” |
|
|
| Parti yönetimi devrede |
| İktidar kalemlerinin birbirini iğnelemesi üzerine AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Tanıtım ve Medya Başkanı Faruk Acar, doğrudan müdahale etti. |
Acar, yaptığı açıklamada,
“Bizim tüm kurul üyelerimiz, teşkilat mensuplarımız ve milletvekillerimiz zaten ülke meselelerine ilişkin değerlendirmeleriyle medyada ve sahada her an etkin” diyerek, “AK Parti’yi kim savunacak?” tartışmasına net yanıt verdi. |
|
|
| Acar, medya cephesinde yürüyen tartışmaların parti adına yürütülen resmi bir strateji değişikliği olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı ve şu mesajı verdi: |
| ❝ | | | “Milli meselelerde tarafsızlık asla bir duruş olamaz.” |
|
|
| “Henüz parti politikasına dönüşmedi” |
| Bu açıklama, Halk TV yazarı İsmail Saymaz’ın, Erdoğan’ın talimatıyla AK Parti’nin medya stratejisini değiştirdiği yönündeki kulis bilgilerini yeniden gündeme taşıdı. |
| Halk TV yayınında konuşan Şamil Tayyar, sürecin henüz kesinleşmediğini belirterek, “Bu konu Tanıtım ve Medya Başkanlığı düzeyinde konuşuluyor ama henüz parti politikasına dönüşmüş değil” dedi. |
| Tayyar, gazetecilerin – iktidara ya da muhalefete yakın olsun – kendi mesleki sınırlarına dönmesi gerektiğini savundu. |
| AA’dan dikkat çeken isim değişikliği: “Necmeddin Bilal Erdoğan” |
| Öte yandan devlet ajansı Anadolu Ajansı’nın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’la ilgili haberlerinde kullandığı isim değişikliği de dikkat çekti. |
| AA, Memur-Sen’in ödül töreni haberinde ilk kez “Necmeddin Bilal Erdoğan” ifadesine yer verdi. |
| İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı sıfatıyla konuşan Erdoğan, “Kimliğimizin ve kültürümüzün yeni nesillere aktarılması” vurgusu yaptı. |
| Cumhurbaşkanı Erdoğan daha önce, oğluna Necmettin Erbakan’ın adını neden verdiğini anlatarak, bu ismin siyasi ve sembolik bir anlam taşıdığını ifade etmişti. |
| İktidar, medya ve ekranlarda yeni dönem |
| AK Parti’nin medya stratejisindeki bu değişim, |
| -Gazetecilerin ekrandaki rolünün yeniden tanımlandığı, –Siyasetçilerin doğrudan savunmaya çıktığı, -İktidara yakın medya içinde çatlakların görünür hale geldiği
yeni bir dönemin işareti olarak değerlendiriliyor. |
|
|
| Ankara kulislerinde bu adım, “kontrollü mesaj yerine doğrudan siyasi sorumluluk” arayışı olarak okunurken, medya cephesindeki yankılar sürecin sancılı ilerleyeceğine işaret ediyor. Kaynak: Kapsül.com |