Bu yangınlar hiç bir yangına benzemiyorlar. Bir ekip işidir. Bir organize suç örgütü işidir. İyi eğitilmiş timlerini işidir. Gibi bir görünüşü vardır. 1957 de bu yangınların olacağını bize İsmet İnönü haber vermiştir,
Ne demiştir? Bütçe açığı, bir milleti, rutubetin bir binayı çökertmesi gibi yok eder. İsmet İnönü
Yangınla bu işin ne ilgisi var demeyin lütfen. THK hangarlarında yangın söndürme uçaklarının bakımsızlıktan ilgisizlikten “Rutubetin. bir binayı çökertmesi, gibi çökertmiştir “de ondan bu şekilde yazıyoruz.
- Laik eğitimi yok edilmiş denk bütçesi açık bütçe yapılmış bir devlet Yangınlarla mücadele gücünü kaybetmiş bir devlet olur.
Türkiye Cumhuriyeti Devleti hangarlarındaki yangın uçaklarına bakamaz, uçamaz ve yangınlarını söndüremez bir duruma geriletilmiştir. Bu işin aması dahası yok. Uçakları bakımsızlıktan çürüttünüz yangında kullanamadınız. Görevinizi yapmadınız yaptıranlara da izin vermediniz. İsmet İnönü’nün dediği gerçekleşmiştir. Cumhuriyetimiz” “Rutubetin Bir binayı çökertmesi, gibi çökertilmiştir. Gerisi laf-i Güzaftır.”
Milli Eğitimci Bey İstifa etmiş Haberleri Üzerine:
Mili Eğitim Bakanı bazılarına göre bakanı değil uzaktan seyredeni Ziya Selçuk istifa etmiş. Eğitimi Haçlı devletlerinden birine teslim etmek veya onların vereceği ilkelere göre yürütmek, Atatürk’ün kurduğu laik eğitimi yok etmek, vatanın o kısmını yok etmekle eşdeğer bir gaflet ve dalalettir. 14 Mayıs 1950 tarihinde başlayan Eğitimin bozulması bu gün her şeyimizi ( Bütçemizi yangın söndürme sistemlerimizi , Milli, savunmamızı, hastanelerimizi , Pandemi ile mücadelelerimizi vs.) hapsini bozmuş olduğu bir düzene bizi getirmiştir. Yangının çıkarılabilmesi müdahale edilememesi sadece sonuçtur. Hem acı bir sonuçtur. Tam bağımsızlık eğitimden asla taviz vermez. Çünkü Cumhuriyet fikri hür, irfanı hür vicdanı hür nesiller ister. Parça parça Hükümet gitse bile harici bedhahlarımızca ekilmiş gaflet tohumlardan dikenliklerin oluşması önlenemez.
Bodrumdaki Yangın ve Konuşan Fotoğraflar
Bodrumdaki Yangın İçin Konuşan Fotoğraflar aşağıdaki linktedir, THK Atatürk tarafından kurulan bir kurumdur. Bizim çocukluğumuzda bütün kurban derileri THK bağışlanırdı. Orman yangınlarına müdahale edilmesi için THK uçak filosu saklardı. Anadolu’muza göz diken dahili ve harici bedhahlar 14 Mayıs 1950 ve sonrasında boşuna THK işlevsizleştirmediler. Türk milleti olarak derin bir üzüntü içindeyiz. Hükümetimizin yüksek başarıları hikaye midir?????? Ordumuzun hastanesiz okulsuz ve mahkemesiz bırakılması cabasıdır. İnsan bu konuları yazarken göz yaşını tutamıyor. Bu haber okunsun unutulmasın ve saklansın diye sunulmaktadır.
https://www.sozcu.com.tr/2021/gundem/bodrumda-dikkat-ceken-yangin-manzarasi-6565251/
Ve Son Söz
Ey bu memleketin hukukçuları. Eğitimde ve bütçelerimizde yürüdüğümüz yol çağdaş bilimle ve çağımızın gerçekleri, ile ötüşmüyor. Açık bütçelerle milletlerin soyulduğu ülkeler sadece geri kalmış ülkelerdir. Eğitimi yok edilmişler de keza öyledir. Biz dinimizi. Yaşayacağız diye Dünyanın Türk milletini yutma ve yok etme yolarının uygulanmasına Anayasamız izin vermez. Anayasamıza göre bütçelerimiz ve eğitimlerimiz şu şekilde sınırlandırılmıştır.
Anayasa Madde 166.Ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı….. planlamak, bu amaçla gerekli teşkilatı kurmak Devletin görevidir.
Planda;
milli tasarrufu ve üretimi artırıcı,
fiyatlarda istikrar ve dış ödemelerde dengeyi sağlayıcı, olması….. ve gerekleri gözetilir; kaynakların verimli şekilde kullanılması hedef alınır. Kalkınma girişimleri, bu plana göre gerçekleştirilir.
Devletin yapacağı her bütçe ve ekonomi faaliyetleri sonunda hiç fiyat artışı olmayacak. Yani Türk milleti soyulmayacak. Anayasa ilkemiz budur. Anayasamız zamların her türlüsünün yapılmasını yasaklamıştır.
Gelelim Eğitime:
Eğitim ve öğretim, Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre, devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Bu esaslara aykırı eğitim ve öğretim yerleri açılamaz. Anayasa Madde 42.
Bir daha yangın felaketleri yaşamak istemiyorsak TBMM ni derhal devreye almalıdır.
Denk bütçeye ve Anayasal eğitim ilkellerine dönülmelidir.
Burada tercih hakkı yok, Bu Anayasal mecburiyettir. Türkiye Cumhuriyetinin yıkılmasına yok edilmesine Türk milletinin izin verdiği sanılmamalıdır.