Site icon Söz Gazetesi

KÜRTÇÜLÜK ÜZERİNDEN TÜRKLE HESAPLAŞMA / Ertuğrul Kalafat

 

Artık Cesur olalım ve gerçeğin adını koyalım.
“Türkiye’de Başka etnik gruplar var. Yeni yüzyılda onların da haklarını vererek yeni bir devlet korumalıyız diye başlayanların sonu Türk hesaplaşmaya doğru gidiyor.
Türk milleti kavramını budamak Türkçeyi tek resmi dil olmaktan çıkarmak Cumhuriyetin kurucu iradesini tartışmaya açarak ümmet esasına dayalı yeni bir Osmanlı ortaya çıkarmak..
Oysa ortada ne Selçuk kaldı ne de Osman.Ne beylikler kaldı ne de aşiretler..
“Yeni anayasa yapmamız artık şart oldu”diyerek mecliste komisyon kurduranlara soruyorum.
Bugüne kadar bu ülkede kim, hangi anayasadan dolayı ikinci sınıf vatandaş oldu?
Hangi vatandaş mahkemeye girdiğinde “sen Türk değilsin” denilerek kapı dışarı edildi?
Hangi çocuk, etnik kökeni yüzünden okula alınmadı?
Cevap yok. Öyleyse Sorun anayasada değil, sorun “Türk” kelimesine tahammülsüzlükte..
42 ve 66. maddeler hedefte. Neden? Çünkü bu maddeler, bu ülkenin çimentosu. Onları çekip aldığınızda bina çöker. “Türk milleti” ifadesi etnik değil diye anlatmaktan bıktık. Bilmiyorlar mı? Bal gibi biliyorlar. Ama dert başka. Onların Dertdi milli kimliği eritmek.
“Sadece Türkçe resmi dil olmasın” diyorlar. Peki sonra ne olacak?
Resmi yazışmalar kaç dilde yapılacak?
Mahkemelerde hangi dil esas alınacak?
Devlet memuru kaç dil bilecek?
Bir ülke mi yönetiyoruz, etnik diller fuarı mı açıyoruz?
Bu işin sonu federalizmdir, bölünmedir, parçalanmadır. Tarih bilmeyenler için söyleyelim: Çok dilli devlet denemeleri bu coğrafyada hep kanla bitmiştir.
“Ne mutlu Türküm diyene” sözüne laf edenlere gelince…
Bu sözden rahatsız olanın problemi bu milletle olan bağıdır. Bu ifade kimseyi dışlamaz; ama bu ülkeyi sahiplenmeyenleri de rahatsız eder.
Asıl tehlike ise Atatürk’ün kurucu liderliğini sulandırma çabasıdır. “Yeni kurucu önderler”, “yeni tarih”, “yeni anlatı” diyenlere bir çift sözümüz var:
Bu ülkenin tapusu Lozan’dır, mimarı Atatürk’tür.
Bunu değiştiremezsiniz, silemezsiniz, pazarlık konusu yapamazsınız.
Kimse kusura bakmasın:
Bu millet, “birilerinin gönlü olsun” diye Türk anayasasını budamaz.
Bu devlet, kimliksizleştirilerek güçlenmez.
Türk’ün adını anayasadan silmeye çalışanlar, aslında bu ülkenin birlik fikrini hedef alıyor.
Bu bir reform değil, tasfiye girişimidir.
Bu bir özgürlük talebi değil, devletle hesaplaşmadır.
Ve şunu herkes bilsin:
,Ya devlet başa Ya kuzgun leşe” diyeceğimiz günlerde yakındır.
Ertuğrul Kalafat 
Exit mobile version