
Beğenirsiniz, beğenmezsiniz. Ayrı mesele.
Devlet yoksula yardımı yeterince yapıyor mu?
Yapmıyor mu?
Yardımlarda suistimaller oluyor mu, olmuyor mu?
Hükümetin tasarrufunda, bir yanda uluslararası kartellerin uzantısı, işbirlikçi, üç-beş sermayedara resmen ve alenen peşkeş çekilen ulusal değerler, öte yanda ‘inayet’ babından da olsa yoksula verilen yardımlar. Bu yardımların tedarik ve dağıtımı için kurulan Sosyal Yardımlaşma Vakıfları ne yapıyor?
İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’nın Görev ve Yetkileri:
Vakfımız 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanununun amacına uygun çalışmalar yapmak ve ihtiyaç sahibi vatandaşlara nakdi ve ayni yardımda bulunmak üzere kurulmuştur.
Vakfımızda yapılan yardım türleri aşağıda belirtilmiştir.
- Kömür yardımı
- Muhtaç ailelere çoklu doğum yardımı
- Genel sağlık sigortası gelir testi
- İlaç katılımı payı ödemeleri
- Nakdi yardım
- Şartlı sağlık ve şartlı eğitim
- Şartlı gebelik
- Eşi vefat etmiş kadınlara yönelik yardım programı
- Öksüz/Yetim yardımı
- Muhtaç asker ailesi yardımı
- Muhtaç asker çocuğu yardımı
- Tüberküloz ve SSPE Hastaları yardım programı
- Engelli aylığı / engelli yakını aylığı
- Yaşlılık yardımı (65 yaş)
- Yangın, sel, su baskını … vb yardımları
- Ağrı kronik hastalara elektrik yardımı
- Yabancı yardımları
- Ev onarım-tadilat yardımları
- ÖYAÇ – Öksüz, yetim ve asker çocuğu yardım programı
- Şartlı sağlık yardımı
- Evde bakım hizmeti
- Tek seferlik yardım
- Gıda yardımı
***
Vakıfların resmi sitelerinde yardımlar böyle belirtilmiş.
Bakanın, akraba-i talukatının ötesinde, partililere verilen avantajlar da bu bölümlerin içerisinde sunuluyor. Vakıfların yardımlarından sade vatandaşın haberi bile olmuyor.
Anadolu insanı, veren devlet dahi olsa yardım almayı zül kabul edip utanıyor.
İşi takip eden fetbaz ve kurnazlar da çok iyi bir şekilde nemalanmayı biliyorlar…
Yat-katı, yazlığı-kışlığı olanların bile bu yardımlardan parti kanalıyla faydalandığı dijital medya sütunlarından gazete ve dergi sayfalarına kadar çarşaf çarşaf yer alıyor.
Devletin etkili ve yetkili mekanizmaları kâh işin peşine düşüyor, kâh işine gelmediği için ipe un seriyor!
Partili ise eğer göz yumuyor, partili ya da eş dost ahbap takımından değilse vur abalıya politikası sergileniyor.
Son yıllarda en çok kafa karıştıran ise ‘Yabancılara yardım’ maddesi.
Bilinir ki Yabancılara yardım maddesi özellikle farklı işlevsellik kazandırılarak Suriyeliler ’in, diğer mülteci adı ve sıfatıyla gelenlerin bu yardımdan gereğinden fazla faydalanması sağlandı!
Elektrik, su, çocuk yardımı ve diğer yardımlar normal Türk vatandaşlarına yapılan yardımlardan çok daha ötelere uzanıyor ve ciddi meblağlar ortaya çıkıyor.
Türk, öz yurdunda parya muamelesi görürken siyasi iktidarın tasarrufunda Yabancılara Yardım maddesi olağanın çok üstünde işliyor ve ek kazanç ortaya çıkıyor.
Üstelik vergi kapsamı dışında. Yardımın vergisi mi olur?
Diyenler elbet olacaktır. Lakin bu yardım normal bir vatandaşın gelirini aşıyorsa elbet olmalıdır. Olmuyorsa yardımın miktarı vergi kapsamına girmeyecek şekilde ayarlanmalıdır.
Türk, vatanında ikinci sınıf vatandaş muamelesine tabi tutulmamalıdır.
* * *

11 Kasım 2025 tarihinde Saat. 10.00 sularında Adana ili, Yüreğir İlçesi, Yavuzlar Mahallesi’nde bir kamyonet ve üzerinde iki çığırtkan bas bas bağırıyorlardı. Sebzeci değil, hurdacı-eskici değil, seleci-sepetçi hiç değil. Meraklanıp bakanlar “Ucuuuz kömüüür” haykırışıyla karşılaştılar.
Fiyatını soranlar ise “torbası 20 Lera” cevabını aldılar.
Suriyeliler, devletin Kaymakamlıklar aracılığıyla Sosyal Yardımlaşma Vakıfları ile kışta kıyamette yardım olsun diye verdiği kömürü ulu orta, pervasızca bağıra çağıra satıyorlardı.
Kömür satış modası Suriyelilerle başladı bazı Türkiyeli uyanıklarla devam etti.
Dikkat ediniz Türk demiyorum, Türkiyeli diyorum. Bu kelimeyi bilerek kullanıyorum.
Çünkü Türk bunu yapmaz.
Bu ticaret o kadar ileri gitti ki parası olanlar torbası 20 liradan aldıkları kömürü istif edip havalar soğuyunca zamlı tarifeden satmaya başladılar.
Devletin sosyal yardım amacıyla verdiği kömür adeta kömür ticaretine dönüştü.
Kasım ayında torbası 20 liradan satılan kömür şimdilerde torbası 100 liraya kadar çıktı. Piyasada 25 kilodan oluşan sobalık kömürlerin 300-350 lira olduğu göz önüne alınırsa az sermaye ile iyi ve karlı ticaret doğrusu!
11 Kasım 2025 tarihinde Yavuzlar Mahalle muhtarı Veysel Yüksekdağ’a giderek durumu anlattım.
Muhtar, başka mahalle muhtarlarıyla muhtarlık binasında kahvaltı ediyordu.
Ağız birliğiz yapmışçasına “Bizim yetkimiz dışında” dediler.
Durumu kaymakama izah etmeleri gerektiğini belirterek en azından haber vermeleri gerektiğini ve gerekli birimlerin önlem almaları için uyarmaları gerektiğini belirtince Vakfın mahalle temsilcilerinin olduğunu ve Yavuzlar mahallesi temsilcisi İbrahim Uzun’un biraz sonra kendilerini ziyaret edeceğini ve durumu kendisine anlatacaklarını söylediler.
Sonuç? Hüsran.
Muhtarlar, Yavuzlar mahalle Temsilcisi İbrahim Uzun’a durumu anlattılar mı anlatmadılar mı bilmiyorum.
Bu durumdan Yüreğir Kaymakamlığı Sosyal Yardım Vakfı müdiresi Öznur Çalhan’ın haberi oldu mu, olmadı mı onu da bilmiyorum.
Bildiğim tek şey varsa devletin sosyal yardımından kömür alanların bunu sokaklarda alenen satmaları bir yana, internet sitelerinde de ucuz kömür başlığıyla pazarladıkları.
Müdire Öznur Çalhan hanım zahmet edip sadece facebok’un Marketplace’ bölümüne baksa sorumluluğu altında olan bölgede kimlerin kömür sattığını ve kimlerin bu kömürleri satın alarak Sosyal yardım Kömürü ticaretinden kayıtsız vergisiz kara para kazandığını rahatlıkla tespit edebilir.
Eğer isterse…
… ve eğer isterlerse, başta Yüreğir Kaymakamı Mehmet Aksu olmak üzere ülke genelinde valiler, kaymakamlar, vakıf müdürleri, mahalle temsilcileri ve bilumum etkili ve yetkililer üzerlerine düşeni yaparlar…
Yaparlar da bu vurgun ve talanın önlemini alırlar.
Ne demişti şair:
“Umut fakirin ekmeği
Ye memed ye” …
* * *
Aslında bu gecikmiş bir yazı.
Takvim yaprakları O gün 11 Kasım 2025’i gösteriyordu.
Bir kez daha anlamıştım Atatürk ile birlikte Cumhuriyet ruhu ve Türklük şuuru da ölmüştü…
Reha Ören



