Site icon Söz Gazetesi

HOLLANDA TÜRK GAZETECİLER BİRLİĞİ, 10 OCAK’I BU KEZ “ANMA” RUHUYLA YAŞATTILAR / iLHAN KARAÇAY

10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü’nü bu yıl alışılmışın dışında, son derece anlamlı bir anlayışla kutladı.

Lahey İletişim Müşaviri İsmail Erkam Sula: HTGB kısa sürede ortaya koyduğu birlik ruhunu önemsiyor. Türkiye Cumhuriyeti  her zaman gazetecilerin yanındadır.

Onursal Başkan İlhan Karaçay: “Gazetecilik, güçlünün yanında durmak değil, gerçeğin yanında durmaktır.”

Başkan Özcan Özbay: “Gazetecilik neredeyse nesli tükenen bir meslek haline geldi. Medya kuruluşlarının kapılarını gençlere açması gerekiyor.”

Başkan Yardımcısı Zeynel Abidin Kılıç: “HTGB bu günü her yıl sahiplenerek yaşatmayı bir sorumluluk olarak görecek.”

Yavuz NUFEL yazdı:

Hollanda Türk Gazeteciler Birliği, 10 Ocak Dünya Çalışan Gazeteciler Günü’nü bu yıl alışılmışın dışında, son derece anlamlı bir anlayışla kutladı. Kutlama kelimesinin arkasına saklanmadan, mesleğin bedelini hayatıyla ödeyenleri merkeze alan bir duruş sergilendi. HTGB, Hollanda’da bir ilke imza atarak bu özel günü “anma” temasıyla gerçekleştirdi.

Bu tercih, yalnızca bir organizasyon biçimi değildi. Bu, gazeteciliğin süslenmiş bir meslek değil, bedel ödenerek yapılan bir görev olduğunu hatırlatan güçlü bir mesajdı. Çünkü gazetecilik, çoğu zaman kalemle değil, yürekle yazılır. Bazen de canla ödenir.

Resmi kuruluşunu 20 Ekim 2025 tarihinde kamuoyuna duyuran Hollanda Türk Gazeteciler Birliği’nin ev sahipliğinde düzenlenen programa, Türkiye Cumhuriyeti Lahey İletişim Müşaviri İsmail Erkam Sula başta olmak üzere, Hollanda’da aktif olarak görev yapan gazeteciler Yavuz Nufel, Deniz Erkocu, Özcan Özbay, Mahmut Eröztürk, Ömer Atıf, Zeynel Abidin Kılıç ve çok sayıda yazar ile davetli katıldı.

Rahatsızlıkları ya da yurt dışında olmaları nedeniyle salonda yer alamayan Onursal Başkan İlhan Karaçay, Ali Okşak, Hamit Sürmeneli, Ebubekir Turgut, Ayhan Sucu, Murat Yakar ve Recep Soysal ise gönderdikleri mesajlarla bu anlamlı günde meslektaşlarının yanında olduklarını hissettirdiler.

BİR MESLEĞİN HATIRASIYLA BAŞLAYAN GÜN

Program, HTGB Başkan Yardımcısı Zeynel Abidin Kılıç’ın açılış ve takdim konuşmasıyla başladı. Kılıç, 10 Ocak 1961’de yürürlüğe giren Basın İş Kanunu’nun gazetecilere kazandırdığı hakları hatırlattı ve bu günün sıradan bir takvim yaprağı olmadığını vurguladı.
“Bu tarih, gazetecinin yalnız olmadığını devletin de kabul ettiği gündür” diyen Kılıç, HTGB’nin bu günü her yıl sahiplenerek yaşatmayı bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade etti.

Ardından, salonda bulunamayan gazetecilerin mesajları okundu. HTGB Genel Sekreteri Mahmut Eröztürk’ün seslendirdiği bu mesajlarda ortak bir duygu vardı: Yalnızlık bitmeli, gazeteciler yan yana durmalıydı.

BAŞKAN ÖZCAN ÖZBAY: BU MESLEK GENÇLERLE YAŞAR

HTGB Başkanı Özcan Özbay, konuşmasında mesleğin içinde bulunduğu çıkmazı açık yüreklilikle dile getirdi. Hollanda’da Türkçe gazeteciliğin giderek daraldığını vurgulayan Özbay, sözlerini şöyle sürdürdü: “Gazetecilik neredeyse nesli tükenen bir meslek haline geldi. Gençlere ihtiyacımız var. Medya kuruluşlarının kapılarını gençlere açması gerekiyor. Bu meslek ancak etik, kalite ve meslek kültürü aktarılırsa ayakta kalabilir.”

Yazılı basının dijitalleşme sürecine de değinen Özbay, dijital dünyanın kaçınılmaz olduğunu ancak basılı medyanın taşıdığı kültürel değerin unutulmaması gerektiğini ifade etti. Savaş bölgelerinde ve çatışma alanlarında hayatını kaybeden gazetecileri anarak konuşmasını “İyi ki varsınız” sözleriyle tamamladı.

İLETİŞİM MÜŞAVİRİ SULA: BU EMEĞİN NE DEMEK OLDUĞUNU BİLİYORUM

Türkiye Cumhuriyeti Lahey İletişim Müşaviri İsmail Erkam Sula, gazeteciliğin ne denli zor bir meslek olduğunu yakından bildiğini belirtti. HTGB’nin kısa sürede ortaya koyduğu birlik ruhunu önemseyen Kula, gençlerin dijital medya aracılığıyla sürece dahil edilmesinin kaçınılmaz olduğunu söyledi ve Türkiye Cumhuriyeti kurumlarının her zaman gazetecilerin yanında olduğunu vurguladı.

İLHAN KARAÇAY’I ANLATMAK ÇOK ZOR…

Hollanda Türk basınının yaşayan hafızası İlhan Karaçay,  yalnızca bir isim değildir.
O, yarım asırlık bir mücadelenin adıdır. O, matbaa kokusunu mürekkep gibi içine çekmiş kuşakların temsilcisidir.
Onun gazetecilik anlayışını özetleyen sözleri yıllardır kulaktan kulağa dolaşır:
“Gazeteci, alkış almak için yazmaz. Vicdanı rahat uyusun diye yazar.”
“Kalem, sahibinin karakterini ele verir. Eğri kalemle doğru yazı yazılamaz.”
“Gazetecilik, güçlünün yanında durmak değil, gerçeğin yanında durmaktır.”

Toplantıya katılamayan duayen ağabeyimiz ve Onursal Başkan İlhan Karaçay’ın göndermiş olduğu mesaj ise salonda derin bir sessizlik ve büyük bir saygıyla dinlendi. Mesaj aynen şöyleydi:

Değerli yönetici arkadaşlarım, kıymetli meslektaşlarım,

Bugün aranızda olmayı yürekten isterdim. Ancak yaşadığım hafif bir sağlık rahatsızlığı ve bu günlerde hayatı zorlaştıran olumsuz hava koşulları nedeniyle ne yazık ki sizlerle aynı salonda bulunamıyorum. Bu durumdan dolayı hepinize içtenlikle özürlerimi sunuyorum.
Bedenen aranızda olamasam da, gönlüm ve düşüncelerim bu salondadır.

Bugün bir araya gelişiniz, benim gözümde sıradan bir buluşma değildir. Bu toplantı, yarım asrı aşan bir eksikliğin giderilmesi ve geç kalmış ama son derece kıymetli bir birlikteliğin hayata geçirilmesidir. Hollanda’daki Türk gazetecilerinin nihayet aynı çatı altında toplanmış olması, mesleğimiz adına tarihi bir adımdır.

Gazetecilik hayatım boyunca pek çok girişime tanıklık ettim. Ne yazık ki yıllarca, başkalarına örgütlenmeyi ve dayanışmayı öğütleyen biz gazeteciler, kendi aramızda bunu başaramadık. İşte bu nedenle, Hollanda Türk Gazeteciler Birliği’nin kurulmuş olmasını son derece anlamlı ve değerli buluyorum.

Şahsımı bu birliğin Onursal Başkanlığına layık görmeniz ise benim için ayrı bir mutluluk ve büyük bir onur kaynağıdır. Bunu, kişisel bir ünvan olarak değil; yıllar boyunca verilen emeğin, çekilen zorlukların ve bu mesleğe duyulan sadakatin bir takdiri olarak görüyorum.

10 Ocak Dünya Gazeteciler Günü, sadece bir kutlama günü değildir. Bu gün, doğru bilginin, ifade özgürlüğünün ve gazetecilik onurunun ne kadar hayati olduğunu yeniden hatırlama günüdür. Özellikle diasporada gazetecilik yapmak, iki kat sorumluluk gerektirir. Çünkü bizler hem yaşadığımız ülkeye hem de köklerimize karşı sorumluyuz.

Bu birliğin değeri de tam burada ortaya çıkmaktadır. Bu çatı, yalnızca haber yapanların değil; meslek ahlakını, etik duruşu ve gazeteciliğin geleceğini korumaya kararlı olanların çatısıdır. Genç kuşaklara bırakabileceğimiz en kıymetli miras da budur.

Bu vesileyle, başta yönetim kurulundaki arkadaşlarım olmak üzere, bu birliğin kurulmasına emek veren herkesi yürekten kutluyor, siz değerli üyelere de bu çatıya sahip çıktığınız için teşekkür ediyorum.

Daha sağlıklı ve daha güzel günlerde, yine aynı meslek onuru etrafında yüz yüze buluşmak dileğiyle, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
İlhan.

BEYAZ BALONLAR GÖĞE YÜKSELDİ

Programın en duygusal anı, görevleri başında hayatını kaybeden gazeteciler için düzenlenen anma töreni oldu. HTGB yöneticileri ve üyeleri, ofis önünde beyaz balonları gökyüzüne bırakarak yaşamını yitiren tüm gazetecileri saygı ve rahmetle andı.

Balonlar bırakılmadan önce konuşan Başkan Özcan Özbay, “Bugün özgürlük ve huzur balonlarını, görev şehidi olan meslektaşlarımızın anısına gökyüzüne bırakıyoruz” dedi.

İletişim Müşaviri Kula da bu anmanın taşıdığı derin anlamı vurgulayarak hayatını kaybeden gazetecilere rahmet diledi.

BİR GÜN DEĞİL, BİR DURUŞ

Program, sohbet, karşılıklı fikir alışverişi ve mesleki dayanışma vurgusuyla sona erdi. Ancak salondan ayrılan herkes şunu biliyordu: Bu yalnızca bir gün değildi. Bu, bir duruştu.

HTGB’nin bu etkinliği, Hollanda’daki Türk basın camiasında birlik, vefa ve mesleki farkındalık açısından önemli bir eşik olarak hafızalara kazındı. Gazetecilik, o gün bir kez daha hatırlandı.
Ve hatırlatıldı.

Exit mobile version