Site icon Söz Gazetesi

SURİYE TÜRKMENLERİ KONUSUNDA ANKARA DEVREYE GİRMELİ / İSMAİL CENGİZ

Esad zamanında “Suriye Geçici Hükümeti Başbakanı” olarak tanıdığımız ve desteklediğimiz Abdurrahman Mustafa, Esad’ın devrilmesi sonrası sessiz, sedasız bir köşede bırakıldı. Aradan geçen bir yıl zarfında bu duruma tepki göstermedi, taa ki geçen gün yayınladığı X mesajına kadar.

14 Mart günü yayınladığı X mesajıyla Abdurrahman Mustafa nihayet sahadaki Türkmenlerin yalnızlığı karşısında daha fazla dayanamayarak suskunluğunu bozdu ve Türkmenlerin görmezden gelinmesi karşısında “Artık yeter! Bu çifte standart sürdürülemez!” diyerek tepkisini ortaya koydu.

 

👉🏻Suriye’de geçmişten bugüne en ağır bedelleri ödeyen Türkmenlerdir. Cephede vardık, sahada vardık, fedakârlıkta vardık. Ancak ne hikmetse masa kurulduğunda yok sayılıyoruz.

👉🏻Bugün Münih’te PKK/SDG temsilcileri Suriye heyetiyle birlikte masadaydı.
Türkmenler ise yine yoktu. Bu tabloyu kabul etmemiz mümkün değildir.

👉🏻Amacımız bir etnik rekabet değildir.

Derdimiz, Suriye’nin kurucu ve asli unsurlarından biri olan Türkmenlerin sistematik bir biçimde yok sayılmasıdır.

👉🏻Türkmenler ayrılıkçı bir proje taşımadı.

Devletin birliğini savundu, birlikte yaşamı savundu. Buna rağmen Türkmenlere alan açılmadı. Kendi sivil ve siyasi temsiliyetini inşa etmeye çalışan Türkmenlere sürekli “bekleyin” diyorlar. Ama başkalarına uluslararası meşruiyet kapıları açıldı.
Artık yeter! Bu çifte standart sürdürülemez!

👉🏻Yeni Suriye gerçekten kapsayıcı olacaksa;

Türkmenler sadece cephede değil, masada da olacak. Sadece savaş zamanı bizi hatırlamaktan vazgeçin. Hukuki statümüzü istiyoruz, temel haklarımızı istiyoruz. Adalet istiyoruz! Adalet! Çünkü adalet olmadan devlet olmaz!

Abdurrahman Mustafa’nın geç kalınmış olsa da söylediklerinin ve tepkisinin altına imzamı atarım. Esad Geçici Hükümeti kurulurken, ordu komutanlıkları ve bürokratların atamaları yapılırken hem Ankara’ya hem de Şam’a gerekli tepkiler “tek ses” olarak gösterilmeliydi. Maalesef üç dört gruba bölünen Türkmenlerin siyasi liderleri ve kanat önderleri arasında birlik olmayınca Şam’a karşı güçlü bir tepki verilemedi. Böyle olunca alınması gereken hak ve hukuklar da alınamadı. Parlamentoda Türkmenlerin sadece dört vekil ile temsil edecek olmaları karşısında dahi ciddi bir tepki verilemedi.

Dolayısıyla öncelikle Türkmenlerin kendi aralarında asgari müştereklerde birlik ve beraberliklerini tesis etmeleri ve bu dayanışmayı da kamuoyuna deklere etmeleri gerekir.

Suriye Türkmenlerinin siviliyle, askeriyle, akademisyeni ve bürokratlarıyla tek bir çatı altında örgütlenmeleri zamanı gelmiştir.

Exit mobile version