HAKAN DÜZENLİZOR YAZI

Gençler ve oruç… / Hakan Düzenli

Geçenlerde bir restoranda gençler oruç kavramını tartışıyordu? O kadar yaratıcı cümleler kuruyorlardı ki inanılmazdı. Örneğin: Birisi, robotik kodlamada enerji ve kart frekansı uyumu arasındaki harmoniyi kısıtlayarak devrenin ömrünü uzatmak diyordu. Ötekisi, uzay yakıtının yüksek yanmalı özelliğini çevreleyen düşük ısı atmosferiyesinden bahsediyordu. Diğeri orucun, gökteki atmosferik tabakaların görevini ve süzme özelliğinin taklit edilmesi olayı olduğunu vs. söylüyordu. Koptu gidiyor cinsinden yorumlardı. 😊😎

Kulak verdiğimi ve onlara bakıp gülümsediğimi görünce, “Sen ne diyorsun amca?” diye bana sordular.
Ben de onlara, “Sizi tatmin edecek kadar bilgim de yok enstürmanım da” dedim. Gülüştüler… “Olsun dayı sen yine de söyle birşeyler” dediler. 😀😀
Ben de onlara şunu söyledim: “Konusuna göre bir şeyi, konu etrafında toplamak, onu konusuna uygun hale getirip, süreklilik arzedecek bir şekilde konusuna uygun tutmak ve konusuna uygunsuzluktan koruyan önleyici ve düzeltici tedbirler almak. İşte bu, o şeyin orucu oluyor” dedim…
Kafalarını kaşıdılar, “Mantıklı dayı” dediler. “Allah Allah! Vay be!” dediler… Sonra “Aslında, Ramazan bir mantıktır. Bir ay değildir. O gelip gitmez.” dedim.
“Nasıl yani?” dediler.
Dedim ki: “O sürekli oruç halindeki yaşam tarzının, belirli dönemlerde gözden geçirilmesi amacıyla tekrar eden bir döneme verilen addır. Yoksa yılda bir yapılan FARZ’ın kendisinin ne anlamı var? Daha derin bir yönü olmalı” dedim.
“Nasıl yani?” dediler.
Ben de “Örneğin: Yakine ulaşana değin SALAT edin. diyen bir Allah var. Şimdi, bu Salat (ya da namaz) günde 5’e iner mi? Yakiyne erişen, 5 vakitle başlayıp huzura durmakla yetinir mi, işte böylece SALAT-I DAİM’e erişir. Oruç da o hesap. Hatta bütün din ve dinler…” dedim.
Son olarak, onları rahatsız etmemek ve başbaşa bırakmak için, “Siz devam edin. Benim bildiğim bu kadar işte” dedim.
Bu sefer de onlar beni bırakmak istemedi. Zora ki ” Peki dışarıdaki insanlar bu dediklerinize katılır mı sizce” dediler.
Ben de onlara: “Peygamberlere, dehalara, bilim adamlarına dahi hala karşı olanlar var. Oysa ki onlar, insanlar için dar kalıpları yıkmışlar. Tabi ki direnç olacaktır. Ancak bir bebe, ne kadar direnç gösterirse göstersin anne anneliğinden baba da babalığından vazgeçer mi? İşte insanlığın eveveyni olanlara ne mutlu ki, onlar sayesinde uygun bir model anlayışımız oluyor. Onlar da bizi uygunsuzluktan koruyan ve uygunluğumuzu kalibre eden dengeleyici oluyorlar.
Ana ve baba gibi,
tamamlayan ve ekleyen gibi,
dinlendiren ve süren gibi,
gece ve gündüz gibi vs…
İşte onların bu yönü itibariyle de onlar orucun şahısları veya örnek modelin kendileri, yaşamları, tefekkür ve izlekleri oluyorlar. Ne Mutlu tüm tarihleri, isimleri ve merkezi bulup sapmadan Nokta’ya erenlere. Çünkü tüm yol O’dur ve O’nun şahsıdır…”
Bilgiyi seviyorum. Bilgi konuşan gençleri daha da çok seviyorum. Konusu önemli değil! Her yönde bilgi olabilir. Bu sohpet de, yine kendi konusu üzerine gelişen böyle bir bilgi ortamı oldu. Sağ olsunlar bizi de adam yerine koyup dahil ettiler. İşleri rast gelsin yolları açık olsun…
Sevgi ve Saygılarımla
Arkadaşlarınızla paylaşın

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyici Algılandı

Sitemizden en iyi şekilde yararlanmak için lütfen reklam engelleyicinizi kapatınız.